Sfl Edebiyat
  Mektup
 

       Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. - 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 - 43) gelir. Rönesans’tan bu yana Avrupa’da çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransa’da mektup türü büyük gelişme göstermiştir. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi’ nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.
Türk Edebiyatında Mektup Türünün Önemli Temsilcileri;

İlk mektup:Fuzuli (Şikayetname)

Türk Edebiyatındaki temsilcileri:Namık Kemal,Ziya Paşa,Halide Edip,Cahit Sıtkı Tarancı,Abdülhak Hamit Tarhan

Fuzuli Şikayetname 

Büyük bir geçim sıkıntısı içinde olan kanunî bağdat`ı fethedince, onun komutanına, padişah için kasideler, övgü şiirleri sunmuş. bu sayede bağdat vakıflarının ziyadesinden, yani vakfa harcadıktan sonra artakalan paradan günde dokuz akçe maaş bağladılar.


Zavallı fuzulî, hiç bir zaman bu parayı alamadığı için sonunda, bağdat`ta barınamadı. biraz daha dış mahalle kabul edilen hille`ye çekildi. hazret-i hüseyin türbesi`nin bekçiliğiyle geçinmeye çalıştı.

Ancak, kanunî`nin fermanlarına tuğra yapan nişancıbaşı celâlzâde mustafa çelebi`ye de şikâyetnâme adıyla ün yapmış, dokunaklı bir eleştiri örneği olan mektubunu yollamadan edemedi. bu eser, o zamanın resmî dairelerinde insanların nasıl çalışmadıklarını gösteren dili sanatlı, edebiyat değeri yüksek bir belgedir.

Bu şikayetnamedeki "selam verdim rüşvet değildir deyu almadılar" sözü, maalesef toplumumuzdaki şahıslar ve devlet kademelerindeki görevliler içinhala yaşayan bir gerçektir.

 
  Bugün 2 ziyaretçi (45 klik) kişi burdaydı!